Adet (Regl)

Adet düzensizliği

Adet düzensizliği; Kadınların çoğu yıl boyunca 11-13 kez adet döneminden geçer. Bu rakama yakın değerler (1-2 az veya fazla) normal olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, adet düzensizliği konusuna ancak sizin için normal olan değerlere bakılarak bir değerlendirme yapılabilir. Adet dönemi, adet görmeye başladıktan sonraki ilk birkaç yıl boyunca sık sık düzensizlik gösterebilir. Adetin normal zaman döngüsüne girebilmesi için, adet görmeyi sağlayan hormonların dengelenmesi gerekmektedir. Aynı durum, adetin sona ermeye yakınlaştığı “perimenopoz” ve “menopoz” dönemleri öncesinde de geçerlidir. Son adet döneminin üzerinden 12 ay geçtikten sonra menopoz dönemi başlar.

Adet Düzensizliği Nedenleri

Aşağıdaki listede adet düzensizliğine neden olan bazı durumlar ve sağlık koşulları yer alıyor. Ancak bu listede bulunmayan bazı diğer rahatsızlıklar adet düzensizliğine yol açabilir. Bu nedenle, sık sık adet düzensizliği yaşıyorsanız altında yatan nedenin kesin olarak belirlenebilmesi ve uygun tedavinin gerçekleştirilebilmesi için bir doktora görünmelisiniz.

Adet düzensizliğine veya anormalliğine yol açan aşağıdaki durumlar ve hastalıklar dışında, adet görmenin tamamen durduğu “amenore” durumu bulunmaktadır. Hamile olmayan, emzirmeyen ve menopoza girmemiş kadınlarda, 90 günden uzun yaşanan “amenore” (adet görmeme) anormal olarak kabul edilmektedir. Göğüsleri gelişmeye başladıktan sonra 3 yıl içinde veya 15-16 yaşında adet görmeye başlamamış olanlar “adet görmeme” ile karşı karşıya olabilir.

Adet düzensizliğinin bazı nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

Stres: Aşırı kilo alma veya zayıflama, yetersiz beslenme ve düşük kalorili diyet programları, egzersiz rutininde yapılan değişiklikler, gerginlik, hastalıklar, seyahat ve günlük hayatı etkileyen değişiklikler adet düzensizliğine yol açabilir.

Doğum Kontrol Hapları: Doğum kontrol haplarının çoğu östrojen ve progestin hormonlarının (bazıları sadece progestin içermektedir) bir kombinasyonunu içerir. Bu haplar yumurtalıkların yumurta bırakmasına engel olarak hamileliği önler. Doğum kontrol hapı kullanmak veya bırakmak adet düzensizliğine neden olabilir. Adet düzeninin sağlanması, hap bırakıldıktan sonra 6 ayı bulabilir. Sadece progestin içeren doğum kontrol hapı kullananlar adet aralarında kanama yaşayabilirler.

Uterin Polipleri veya Miyomları: Rahim polipleri, rahmin iç tabakasında görülen küçük (kanserli olmayan) oluşumlardır. Miyomlar ise rahim duvarına yapışık halde bulunan tümörlerdir. Boyutları 0.5 mm’den 10-15 santime kadar olabilir. Miyomlar genellikle iyi huyludur ancak ağır kanamalara ve ağrıya neden olabilirler. Miyom büyüklüğüne bağlı olarak mesane ve makata baskı yapabilir.

Endometriozis: Rahmi kaplayan ve her ay adet akıntısı ile birlikte atılan endometriyal doku, rahim dışında büyümeye başladığında “endometriozis” görülür. Doku yumurtalık, altı sindirim sistemi, rektum ve rahim arasındaki bölge, bağırsak, fallop tüpleri ve bölgedeki diğer organlar üzerinde büyüyebilir. Endometriozis belirtileri arasında adet düzensizliği dışında; kramplar, cinsel ilişki sırasında ağrı, anormal kanama, adet öncesi ve sonrası ağrılar bulunmaktadır.

<strongİltihaplı Pelvik Hastalığı: Kadın üreme sistemini etkileyen “iltihaplı pelvik” bakteriyel bir enfeksiyondur. Cinsel temas yoluyla vajinaya giren bakteriler, rahim ve üst genital sisteme yayılabilir. Bu bakteriler ayrıca düşük, doğum ve kürtaj operasyonu sırasında üreme organlarına bulaşabilir. Belirtileri arasında adet düzensizlikleri, vajina bölgesinde hoş olmayan koku, leğen kemiğinde ve alt karın bölgesinde ağrı, ateş, bulantı, kusma, ishal ve ağır vajinal akıntı bulunmaktadır.

Polikistik Yumurtalık: Polikistik over sendromunda yumurtalıklar normalden fazla androjen (erkeklik hormonu) üretir. Bunun sonucu olarak sıvı dolu keseler (kistler) oluşabilir. Yüksek miktarda androjen yumurtaların olgunlaşmasını önler ve ovülasyon (yumurtanın atılması) gerçekleşmez. Bu durum genellikle obezite, kısırlık, hirtuism (aşırı kıllanma) ile ilişkilidir.

Prematüre Yumurtalık Yetmezliği: Bu durum genellikle 40 yaş altındaki, yumurtalığın fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediği kadınlarda görülmektedir. Adet kanamaları düzensiz olabilir veya hiç olmayabilir. Genetik olarak görülebileceği gibi kemoterapi ve radyasyon terapisi nedeniyle oluşabilir.

Adet Düzensizliğinin Diğer Nedenleri

Aşırı kilo alma veya kilo kaybı

Aşırı egzersiz

Endometrial hiperplazi (rahim astarının kalınlaşması)

Rahim kanseri

Tiroid sorunları

Diyabet

Karaciğer sirozu

Sistemik lupus

Gebelik komplikasyonları (düşük veya dış gebelik)

Östrojen takviyeleri

Kan inceltici ilaçların kullanımı

Doğum kontrolü için rahim içi araçlarının kullanımı

Steroidler

Antidepresan kullanımı

Östrojen ve/veya progesteron dengesizliği

Ameliyat ve Narkoz Adet Gecikmesine Yol Açar mı?

Ameliyat sırasında kullanılan kanama durdurucu ve benzeri ilaçlar birkaç günlük adet gecikmesine neden olabilir. Ancak ne narkozun ne de bu tip ilaçların daha uzun bir gecikmeye ya da düzensizliğe neden olması beklenmez. Bununla birlikte bir diğer faktör, ameliyat stresi, hormonları etkileyerek ameliyat sonrası beklenen adetin 1-2 ay gecikmesine yol açabilir. Sonuç olarak ameliyat sonrası adet düzensizliği 2 ayı geçmişse, adet düzensizliği için başka bir neden olup olmadığının araştırılması gerekir.

Adet Düzensizliği Ne Demektir?

Adet dönemi çoğu kadında 4-7 gün arası sürer ve genellikle her 28 günde bir yaşanır. Ancak, 21 günden 35 güne kadar (bazı kaynaklarda 24-34 olarak belirtilmiş) olan adet döngüsü normal olarak kabul edilmektedir.

Anormal veya düzensiz adet dönemi olarak kabul edilen bazı durumlar ise şu şekildedir:

21 günden kısa veya 35 günden uzun aralıklarla yaşanan adet

Arka arkaya 3 veya daha fazla adet görememe

Adet kanamasının normalden çok hafif ya da fazla olması

7 günden uzun süren adet dönemi, ağrı, kramp, kusmayla birlikte görülen adet

Adet aralarında fazla kanama olması

İlişki sonrası kanama olması ve menopoz sonrası meydana gelen kanamalar.

Rektum’da meydana gelen kanamalar (ishal, kolit, hemoroid ve diğer nedenlerle olabilir) adet kanamasıyla karıştırılabilir. Kanamanın nereden geldiğinden emin olmak için bir kaç gün tampon kullanabilirsiniz.

Adet düzensizliğini belirlemek için;

Adet döngüsünü, ne zaman başladığını ve bittiğini not alın

Kullandığınız ped veya tampon sayısını not ederek adet sırasında ne kadar akıntı olduğunu belirleyebilirsiniz

Adet dönemleri arasında veya cinsel ilişki sonrası kanama olup olmadığına dikkat edin

Adetle ilgili normal dışı durumları not edin

Tampon, enfeksiyona neden olmaması için günde en az iki kez değiştirilmelidir. Aspirin gibi bazı ilaçlar kanamayı arttırabileceğinden adet dönemlerinde kullanılması tavsiye edilmez. Adet dönemleriniz çok ağrılı geçiyorsa uygun ağrı kesiciler için doktorunuza danışabilirsiniz.


Normal adet düzeni nedir?
Bir adetin başlangıcından diğer adetin başlangıcına kadar geçen süre (1 siklus) 21-35 gün arasında olmalıdır. Kanama süresi 2-7 gün olması normaldir. Ortalama kan kaybı ise bir adet döneminde 35-40 ml civarındadır. Bu da genellikle günde 3-5 pet eder. Genellikle 80 ml’nin üzerindeki kanamalar fazla olarak değerlendirilir.

Bu normal düzenden daha uzun süren kanamalar, yada daha seyrek olan kanamalar yada daha sık olan kanamalar yada ara kanamalar olması adet düzensizlikleri olarak adlandırılır. Bunun çok çeşitli sebepleri olabilir.

Oligomenore: Normalden daha seyrek adet görmedir.
Polimenore: Normalden daha sık adet görmedir.
Menoraji: Adetlerin düzenli fakat fazla miktarda olması.
Metroraji: Adet aralarının eşit olmaması düzensiz olması.

Gecikmeler: Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet gecikmelerinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmaması ve bu nedenle “dökülmenin” gecikmesidir. Düzenli adet gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir.
Adet gecikmesinin diğer önemli nedenleri arasında aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubuklarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir.

Ara kanamalar: Doğurganlık döneminde sık görülen diğer bir adet düzensizliğidir. En muhtemel neden serviksteki enfeksiyonlardır. Diğer muhtemel nedenler miyomlar ve serviks polipleridir. Spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar da lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.

Adetin fazla olması (Hipermenore) (Menoraji): En muhtemel neden yumurtlama olmadan gerçekleşen siklustur. Diğer nedenler spiral kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklardır. Farkında olunmayan gebeliğin düşükle sonuçlanması da yanlışlıkla adet kanaması sanılabilir.

Adetin az olması (Hipomenore): Adet döneminde görülen kanama miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltır. Sorunlu seyreden kürtajlar sonrası endometriumda (rahim iç tabakasında) ortaya çıkan yapışıklıklar da az adet görülmesine ileri derecede yapışıklıklarda hiç adet görememeye neden olabilir.

Sık adet görme (Polimenore): En muhtemel neden hormonal dengesizliktir. Ara kanamalar sıklıkla adet kanaması ile karıştıklarından ara kanamaların muhtemel nedenleri burada da söz konusu olabilir.

Tüm bunlara ek olarak her türlü normalden fazla kanama durumunda vücudun kanamayı durdurma ve kanı pıhtılaştırma mekanizmalarındaki muhtemel bir bozukluk mutlaka akla gelmelidir. Bu özellikle ergenlik döneminde muhtemel neden olabilir ve araştırılmalıdır.

Tedavi:
Adet düzensizliğinin altında yatan bir sebep bulunup bulunmamasına göre değişir. Bunun için genellikle ilaç tedavisi gerekmekle beraber nadiren ameliyat da (myom, polip v.b durum varsa) gerekebilmektedir


Adet düzensizliğinin zararları:

Adet (regl) düzensizliği çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bu altta yatan nedene göre zararlı sonuçları olabilir veya stres, depresyon, aşırı kilo alma, aşırı zayıflama, ilaç kullanımı gibi nedenlerden oluşan zararsız bir adet düzensizliği de olabilir. Bu tür durumlarda adet düzensizliğinden çok buna sebep olan stres, kilo gibi durumlar hastaya zarar verebilir. Bu sebeplerin düzenlenmesi gerekir. Ancak adet düzensizliğinin sebepleri arasında myom, polip, hormon düzensizliği, yumurtlama bozukluğu gibi durumlar varsa bunlar da zararlı olabilir. Bu tür durumların netleştirilmesi, ilaçla veya gerekli ise ameliyatla tedavileri gerekir. Eğer sebep erken teşhis edilmezse ve tedavi geciktirirse örneğin adet düzensizliğine neden olan bir myomun büyümesi ileride daha fazla sıkıntılara yol açabilir. Adet düzensizliği olan hastaların bir kısmında yumurtlama düzensizliği vardır bu da hamile kalmayı engelleyici veya geciktirici etki gösterebilir.
Adet düzensizliği her zaman zararlı bir durum değildir hatta bazı hallerde adet düzensizliği normaldir. Örneğin adet görmeye başlanan ilk yıllarda (15-17 yaşlarda), emziren annelerde, korunma iğnesi kullananlarda adet düzensizliği normal ve beklenen bir durumdur.

 

Bir yorum yazın