Doğum Sonrası

Logusa dönemi

Lohusa Dönemi; Anne adayının doğum yaptığı günden başlayıp bebeğin 40. Gününe kadar devam eden süredir (Doğumdan sonraki 6 hafta). Hamilelik sürecinin anne adayında oluşturduğu psikolojik ve fizyolojik olumsuz değişiklikler, lohusa döneminin başlamasıyla hamilelikten önceki hâlini alır ve anne kendini psikolojik olarak hamilelikten önceki rahatlığında hisseder. Anne vücudundaki tüm organlar lohusalık döneminin başlamasıyla hamilelik önceki hâlini alamayabilir. Organlara göre ve annenin geçmiş dönem sağlıklı yaşamı, bünyesine göre bu durum farklılık gösterebilir. Halk arasında yaygın olarak kullanılan ‘’Lohusanın mezarı 40 gün açık kalır’’ sözü gerçekle özdeşli olup gerçeği yansıtmaktadır. Hamileliğin son haftasında, doğum esnasında ve lohusalık döneminde meydana gelen rahatsızlıklar, anne adayının hayatı için ciddi anlamda tehlikeler oluşturabilir.

Lohusalık döneminde hamilelik önceki sağlığınıza tamamen kavuşabilmeniz için sağlığınıza çok dikkat etmeli ve bu dönemi ciddiye almalısınız. Zorunlu durumlar haricinde kendinizi gereksiz yere yormamalı, mümkün olduğunca dinlenmelisiniz. Lohusalık döneminizde kendi sağlığınıza dikkat etmek gibi ciddi bir sorumluluğunuz olmakla beraber, size her an muhtaç olan bebeğinizin de sorumluluğundasınız. Bu dönemde ailenizden veya yakınlarınızdan bir refakatçıya ihtiyacınız vardır.

6 Haftalık lohusalık dönemi kendi içinde 3 farklı döneme ayrılır

1- Çok erken lohusalık; Doğum esnasında başlayıp doğumun tamamlanmasından sonraki 24 saate kadar süren doğumun ilk günü

2- Erken lohusalık; ilk dönemin bitmesiyle başlayıp bir hafta süren dönem

3- Geç lohusalık; ikinci dönemin tamamlanmasından sonra bebeğin dünyadaki 40. Gününün bitimine kadar olan süredir.

İnvolüsyon nedir; Doğumdan sonra anne rahmindeki küçülme olup doğum sonrası annede fark edilen ilk değişikliktir. İnvolüsyon kelimesi dilimize İngilizceden gelmiştir ve İngilizcede Involition olarak kullanılmakta, sözlükteki Türkçe karşılığı ise Küçülme, gerileme, bir organın eski haline gelmesi anlamını taşımaktadır.

Uterus İnvolüsyonu; Uterusun ölçülerinde ve ağırlığında hamilelik döneminde ciddi bir artış meydana gelir, fakat; doğumdan sonra olabildiğince hızlı bir şekilde eski halini alır. Doğumdan sonra ağırlığı 1000 gram olan uterus, lohusalık döneminin bitmesiyle hamilelik öncesi ağırlığına; 50–100 gr’a düşer. Uterus fundusunun sertliği ve yüksekliği, uterus involüsyonu için çok önemli bir göstergedir. Doğumdan hemen sonra fundus genellikle umblikusun bir veya iki parmak altındadır. Doğumdan 12 saat sonra yaklaşık olarak umblikus seviyesinde ya da 1 santimetre altındadır. Doğumu izleyen birinci günde umblikusun 2 santimetre altında, ikinci günde umblikusun 4 santimetre altında, 10–12. günlerde artık karın duvarından palpe edilemez.

Doğumda plasentanın ayrılmasının ardından, plasentanın vücuda yapıştığı alan yarı oranda küçülmektedir. Bu küçülmeden dolayı açıkta olan damar uçlarının kapanmasıyla kanamalarda azalma gözlemlenir. Endometrium olarak adlandırılan rahmin içini döşeyen zar tabakasının eski hâline dönmesi 3 hafta sürerken plasentanın yerleştiği alan 6 haftada eski hâline döner. İyileşme tamamlanmamışsa şiddetli kanamalar meydana gelebilir.

Löşi sıvısı (lochia); Doğumun ardından anne rahmi içinden gelen sıvıya loşi sıvısı denir. Löşi sıvısının içerisinde doku parçacıkları ve kan mevcuttur. İlk gün koyu ve yoğun kıvamda gelen loşi sıvısı 3 gün sonra azalır, koyuluğunu kaybeder ve açık renkte gelmeye başlar. Löşi abla olarakta adlandırılan daha koyu kıvamda ve yoğun görülen sıvı doğumun ikinci haftasında gelmeye başlar ve dördüncü haftasında sona erer.

Löşi sıvısı içerdiği kan ve doku parçacıkları nedeniyle enfeksiyon riski çok büyüktür ve anne yakınlarının ve annenin hijyene son derece özen göstermesi gerekir.

Doğumda 10 santimetre açılan ve gerilerek bir kâğıt gibi incelen rahim ağzı açıklığı doğumdan bir hafta sonra hızla küçülerek yaklaşık 1 santimetreye iner fakat asla tamamen doğumdan önceki hâlini almaz. Doğum öncesi yuvarlak olan rahim ağzı doğumdan sonra yassı bir görünüm kazanır ve rahim ağzına bakıldığında bir kadının doğum yapıp yapmadığı anlaşılır. Rahim ağzının tamamen iyileşmesi lohusalık döneminin bitimine kadar sürer.

Doğumda zorlanma ve esnemeden kaynaklanan rahim sancıları doğumdan 3 hafta sonra sona erer.

Hamilelik süreci boyunca esneyen ve genişleyen karın kaslarının iyileşip toparlanması lohusalık döneminin bitmesiyle sona erer. Endokrin, dolaşım ve boşaltım gibi sistemlerde meydana gelen değişiklikler de aynı şekilde lohusalık döneminin bitmesiyle sona erer.

Lohusalığın komplikasyonları; Doğumun hemen ardından ani ve ciddi komplikasyonlar gözlemlenebilir. Bu komplikasyonlardan dolayı anne doğumundaki ilk 24 saat asla yalnız bırakılmamalı, sağlık durumu sürekli gözlemlenmeli, tansiyon değeri ve kanamalar kontrol edilmelidir.

Anne adayına doğumda verilen ilaçlardan dolayı tansiyonda ani artışlar meydana gelebilir. Özellikle bulantı ve kusmalarda kusulan maddenin solunum yoluna kaçması sonucu zatüre veya ani ölüm gerçekleşebilir. Annenin bu dönemde bulantılı anlarında çok dikkatli olması gerekir.

Doğumda plasentanın hemen ayrılmasında annede titreme nöbeti meydana gelir. Ciddi bir durum olarak değerlendirilmeyen bu titreme kısa bir süre sonra geçer. Tıbben bu durumun sebebi henüz saptanamamıştır.

Doğum sonrası kanama; Doğumun hemen ardından başlayan kanamalar erken lohusalık döneminin en önemi komplikasyonudur. Normal doğumların ardından 500 mililitrenin üzerinde görülen kanamalar kronik olarak kabul edilir. Kanamaların en ciddi ve önemli sebebi doğum sonrasında rahmin kasılmasından dolayı açıkta olan damarların kapanmasıdır ve tıp dilinde Anoti olarak adlandırılır. Hayatı olumsuz yönde tehdit eden acil bir durumdur. Bu durumda kısa sürede fazla miktarda kanama gerçekleşir. Acil müdahale yapılmaya uygun olmayan yerlerde yapılan doğumlarda Anoti ile karşılaşılmışsa anne kaybedilebilir. Dolayısıyla evde yapılan doğumlar çok risklidir.
Anoti tedavisinde önce elle rahim masajı yapılır ve rahim kasılması sağlayan ilaçlar damarlara enjekte edilir. Olumlu sonuç alınamadığında acil bir operasyonla rahmin alınması bile gerekebilir. Rahmin alınması; Atoni tedavisinde hayat kurtarıcı bir operasyondur.

Amniyon mayii embolisi; bebeğin amnion sıvısının annenin kan dolaşımına karışmasıyla akciğer ve beyine giden damarların tıkanmasına sebep olan anne hayatını tehdit eden diğer bir durumdur. Bu durumda anne aniden hayatını kaybeder. Tedavisi çok güç olmakla beraber genellikle olumsuz sonuç verir. Modern obstetrideki en önemli anne ölüm sebebi amniyon mayii embolisidir.

Lohusalık döneminde enfeksiyon; Halk arasında lohusalık humması olarak bilinen doğumdan sonraki ilk 2 günün ardından meydana gelen ve genellikle gün aşırı 2 veya daha fazla kez ateşin 38 derece veya daha fazla olması durumudur. En etkin sebebi üreme, boşaltım ve meme enfeksiyonudur. Enfeksiyon riskini artıran başlıca nedenler; doğum işleminin uzaması ve zarların erken açılmasıdır. Endometrit olarak adlandırılan rahim içi iltihaplanmalar en sık rastlanan enfeksiyon türüdür. Doğumun 3. Gününde ortaya çıkarak annenin ateşini 40 dereceye kadar yükseltebilir. Enfeksiyon karın boşluğuna kadar yayılabilir ve loşi çok kötü kokuludur.

Enfeksiyon kan yolu ile yayılırsa anne hayatını kaybedebilir. Muayenede rahim ağrılı ve oldukça hassastır.

Tedavide sıvı desteği, yatak istirahati ve uygun antibyotik kullanımı önerilirken, vakaların yaklaşık %5’inde idrar yolu enfeksiyonu gözlemlenir. Belirtileri genellikle doğumun 2. Veya 3. Günnde kendini gösterir. Vajinada meydana gelen yaralanmalar İYE riskini artırır.

Lohusalık döneminde sağlığı tehlikeye atabilecek bir diğer önemli durum, annenin hamilelikten önce yaşadığı hastalıklardır. Anne hamilelik sürecini takip eden doktoruyla daha önce yaşadığı hastalıkları ve aldığı tedavi yöntemlerini, iyileşme sürecini paylaşmalıdır.

Lohusalıkta annenin dikkat etmesi gereken hassas noktalar; hamilelikte olduğu gibi lohusalık döneminde de annenin dikkat etmesi gereken önemli ve hassas durumlar vardır. Günümüzde sezaryen doğumun ardından 2 gün, normal doğumun ardından 1 gün hastanede gözetim altında kalmak anne ve bebek sağlığı için yeterlidir. Doğum sonrası hastaneden ayrılan anne, doğum şekli ne olursa olsun kesinlikle dinlenmelidir. Bu dinlenme yatak istirahati şeklinde değil, önerilen egzersiz yöntemleriyle yapılmalıdır. Doğumdan sonra sürekli yatmanın anne sağlığına zararları vardır.

Anne doğum sonrası eve geldiğinde evde dolaşarak, yorucu olmayan ve fazla enerji gerektirmeyen basit ev işleri yaparak, kendine olan güvenini artıracağı gibi, kan dolaşımının desteklenmesini de sağlayabilir. Kendisinde dokunmadığından emin olduğu ve canının çektiği besinleri yiyip içebilir, doktor bu konuda bir talimat vermedikçe lohusalık döneminde temel gıda ürünleri içerisinde özellikle uzak durulması gereken besin yoktur. Özellikle önerilen besinler; protein içeren gıdalar, taze meyve ve sebzelerdir. Emziren annelerin günde 2600 – 2800 kalori alması gerekir.

Doğumun ardından annenin bağırsak hareketlerinde yavaşlama ve kabızlık gözlemlenebilir. Bu sebeple dışkıyı yumuşatan lifli gıdalar ve bol sıvı tüketimi ile kabızlık önlenebilir.

Eğer anne sezaryen doğum yapmışsa doğumdan 2 gün sonra, dormal doğum yapmışsa doğumun ardından ayakta duş şeklinde banyo yapabilir. Vajinayı özellikle yıkamak sakıncalıdır, ayakta duş pozisyonunda banyo alındığında vajinaya su kaçmaz. Normal doğumun ardından açılıp dikilen epizyotomi genellikle sağ tarafta olur. İstisna durumlarda sol tarafta olmasının sebebi doktorun solak olmasıdır. Epizyo ağrılarının giderilmesi için doktorunuz oturma pozisyonunda ılık banyo yapmanızı önerebilir. Tuvalet sonrasında içine antispedik ilave edilmiş ılık su ile epizyo bölgesi temizlenmelidir.

Doğum sonrası egzersizlere lohusa dönemi bittikten sonra başlanmalıdır. Kasları güçlendirmek için anne adayının uygulayacağı egzersiz programında ağır hareketlerden kaçınılmalıdır.

Doğum sonrası cinsel arzularda azalma farkedilir ve genellikle doğumun 3. Ayından sonra cinsel arzular eski haline döner. Doğumdan sonra 3. Haftadan itibaren cinsel ilişkiye izin verilir.

Doğum işlemini gerçekleştiren doktor anneyi doğumdan 6 hafta sonra kontrole çağırır. Bu kontrolde lohusalık dönemi boyunca sağlıklı yaşamı etkileyecek durumların mevcut olup olmadığı kontrol edilir. Annenin bu dönemde sağlığından hiçbir şikâyeti ve endişesi olmasa da bu kontrole muhakkak gitmelidir.